İhanet Sarmalı-1

İhanet Sarmalı-1
Yeni görevlendirdiğim okul nedeni ile şehir değiştirmiştim, okula yakın bir mahallede güzel ve bir insan için oldukça kullanışlı ev kiralamıştım. Takım elbisemi giyip, saçlarımı taramış ve güzel bir ağustos sabahı hem okulu görmek hem de yeni arkadaşlarım ile tanışmak için ağır ağır yürümeye başlamıştım.

Okulun bahçesine girince mavi bir araba önümden geçip köşeyi dönmüştü ve kapısı açılınca kısa bir şok yaşamıştım. Arabanın kapısı yavaşça açılınca gayri ihtiyarı bakmıştım, beyaz teninin sıcaklığı ile siyah ayakkabıları ve diz üstü eteği ile Esra inmişti araçtan. Göz göze gelince ikimizde vurgun yemiş birer balık gibi kalmıştık. Hemen arkasından da çüksüz Özcan inmişti! Üniversiteden en yakın arkadaşım olan ama şimdi nefret ettiğim insanlar listesinde ön sıralarda olan ev arkadaşım Özcan üçümüz birbirimize öylece bakakalmıştık. Eski bir hesabın defteri açılmış duruyordu önümüzde. Ne onlar hareket edebiliyordu ne de ben! Esra’nın bal renkli gözleri yaşarmış gibiydi ya da ben öyle hissediyordum.

Üniversite birinci sınıfta tanışmıştık üçümüzde Özcan ile kısa zamanda arkadaşlığımız derinleşip kökleşmiş ve biraz da bunun neticesi ile bir ev kiralayıp ayrılmıştık yurttan. İkimizde temizliğe düzene önem verdiğimizden olsa gerek kolayca uyum sağlamıştık birbirimize, derken Esra ile karşılaşmıştım. Sarı saçları omuzlarına bir atın yelesi gibi iniyor, beyaz teni, hoş gülümsemesi ile beni benden alıyordu kısa zamanda birbirimizi fark etmiş, bir gönül yoldaşlığı kurmuştuk. Hayallerimiz girmişti artık kanımıza ilerde evlenmeyi, çocuk yapmayı düşünüyorduk

O günü anımsıyordum ilk gün gibi, evde Özcan’ın olmadığı bir zaman Esra ile yakınlaşmıştık ellerim onun diri körpe teninde keşfe çıkmıştı bu dokunuşların hayatımızı tepeden tırnağa değiştireceğini bilmiyorduk. Parmak uçlarım beyaz teninde iz bıraktıkça dudaklarımız birbirine kenetleniyor Esra’nın açılan ağzından bir nefes çıkıyor sonra tekrar birbirimizin ağzında erimeye başlıyorduk. Boynundan fazlaca zevk aldığını o zaman keşfettim, dudaklarım boynundan başlayarak avuç içi kadar olan biçimli diri ve körpe memelerine inmiştim. Açık pembe meme halkalarını emiyor ısırıyor arada bir onların ucuna dokunuyordum fındık gibi büyüyordu sevgilimin meme uçları. Üzerimizde pantolonla daha önce de böylesine tutkulu sevişmiştik ama ne o ne de ben ilerisine cesaret edebiliyorduk memelerini emip öperken uçlarını dişlerimin arasında alıp yalarken kotunun düğmesini açıp elimi yavaşça içine soktum kasıklarında dolaşan parmak uçlarım daha ilerilere iniyordu kilodunun üzerinden minik deliğine ilk dokunuşu yaptığımda dişlerinin arasından bir inilti savurmuştu yüzüme, dudaklarımız kenetlenmişti ve bir çırpıda kilodu ile kalmıştı benim minik Esram. Bir balta sapına dönmüş olan yarağım azgın ve aç bir canavar gibi beni zorluyordu çıkardım bende onu ikimiz de iç çamaşırlarımızla kalınca Esra önümde kabaran heves ve dalgaya bakıp çekinmiş “Yeter bu kadar” demişti ama dinlemedim hemencecik çırılçıplak kalıp o biçimli yuvarlak kalçalarını avuçlayarak onu yatak odasına doğru sürükledim. İkimiz de ne olacağını biliyorduk, giderek dozu artan sevişmeler oynaşmalar bizi en sonunda yatağa götürmüştü.

İkimizinde ilk cinsel deneyimi idi bu, filmlerden öğrendiğim kadarı ile sarı papatyamı yatağa uzatmış kafamı kasıklarına dönmüş incecik kılsız ve bahar gibi kokan amına yumulmuştum ben yaladıkça o körpecik am gevşiyor ılık nefesim ile sularını yavaşça koyveriyordu incitmeden yavaşça dilimi kasıklarında gezdiriyor sarı yumuşak birkaç tüyünü dahi hissediyordum Esra ise ellerimi saçlarıma geçirmiş “ııımmmhhh çok güzeeeelss” diye inliyordu, meme uçlarını parmaklarımla eziyor ona her dokunuş ve her dil darbesi ile kendimden geçiyordum o ise siyah ojeli elleri ile saçlarımı sırtımı okşuyordu ikimizin de değişik heyacanı kasılmaları gevşemeleri ve iniltileri odamızı dolduruyordu ah bu oda tam dört yıl boyunca nelere tanıklık edecekti daha! Bunu ne ben ne esra ne dil attığım esranın minik amı biliyordu ne de artık saklayamadığım koca iri yarağım.

Esra onu ellerine almış acemice bir kuşu okşar gibi okşuyordu biraz sonra “Yala beni” sözümün adından ılık nefesi onun mor ve koca başını okşuyor minik ince dudakları aralanıyor ve dört yıl boyunca onu her türlü sikecek olan yarağıma hoş geldin diyordu!

Altmış dokuz pozisyonuna gelmiştik bile o beni ben onu amansız bir biçimde emiyorduk, şapırtılardan dil darbelerinden terleyen kasık ve inleyişlerimiz odamızda dolanıyordu. Esra ürkek bir güvercin gibi çırpınıyor ben yaladıkça daha bir iştahla sarılıyordu sikime taşaklarıma. Üzerimden inip bacaklarını araladığında ne olacağını biliyordum artık.

Üzerine çıktığımda gözleri ile onay verircesine bakıyor aynı zamanda korkuyordu bunu iliklerime kadar hissetmiştim, ilk defa bir kadını bozacak onun el değmemiş amı parçalayarak ele geçirecektim o ise amının çizgileri arasında kırmızı kanını yatağımıza akıtacaktı. Sikimi taşaklarımı elinden kurtarıp amının girişine dayadım ileri geri gitmeden sürtünmeye ara ara değdirmeye başladım Esra kollarımı bileklerimden yakalamış yüzünü sağa sola çevirmiş bu anın tadını çıkarıyordu “Yavaş ol aşkım” parola gibiydi “Seni içimde hissetmek istiyorum, çatır çatır sik beni” demek istiyordu benim minik meleğim öyle de yaptım kafasını yavaşça amının içine doğru soktum. Gözleri kısılmış olacakları bekliyordu biraz daha ittirdim,”aaayy yavaş canım” diyordu onun canını yakmak istemiyordum ve her santimini içine alıp kadın olurken her şeyi hissetsin istiyordum ilerledim daracık amın içerisinde kalın sikim vahşi bir ormanı dağıtır gibi ilerliyor kızlık zarına ulaşıyordu ve sonra bom… erkekliğin getirdiği iç güdüyle bir anda köklemiştim el kadar amcığa “aaaaaahhhh acııı….” Cümlesini bitirmeden dudaklarım ile onu kenetlemiş üzerine uzanmış soluyarak sikimi bir mengene gibi saran ve benliğimizi sarsan vuruşlara geçmiştim. Esra 19 yaşına değmiş ve o gün kızlık kanını sikime vermiş bir kadın olmuştu ah bu hırs gözüm kararmış erkekliğim daha da kabarmış altımda yatanın o duru güzelliği ile efsunlanmıştım daha da dibine girmek istiyordum en dibine. Ben vurdukça sevgilim inliyordu bana sarılıyor alıştıkça beni içine çekmeye çalışıyor “erkeğim sevgilim kocam” diye inliyordu ağzını yüzünü öpüyordum onu incitemeye çalışsam da kesik ahlamalarına engel olamıyordum ellerim memelerini kavramış öpüyor ısırıyor bacaklarının arasında gidip geliyordum gerginliği baldırlarında hissettim delince bir kısrak gibi kasılan bedenini ileri geri attığı anı dün gibi hatırlıyorum. Gözlerimin içine bakmış “Vur amcığıma vuuuur” diyerek dudaklarımı kanatır gibi emerek bırakmıştı kendini kız yatıp kadın olduğu yatağa nefes alış verişi düzensizdi alnındaki terleri dilim ile toplamış “sik aşkım olan oldu kadının oldum senin” deyişi erkekliğimi en sert haline getirmiş ve vurmaya devam etmiştim. Dibine kadar vuruyor çekip çekip sokuyordum o minik amcığa insan böylesi bir güzelliğe kayıtsız kalamazdı ben de kalamadım boynundan sertçe ısırık alarak döllerimi amının en dibine kadar yolladım hala üzerinde son fışkırmalarımı yaşarken sarıldı bana sımsıkı.
Bu kan ve döllü yatak bizim nikahımız olsun sevgilim diyerek usul usul öpmeye başladı beni “canım sevgilim” diye karşılık verdim bal gözlü minik Esram’a

Şimdi o yatakda sikip kadın yaptığım kadın, hem de ne kadın ilerleyen zamanlarda o pembe göt deliğini de siktiğim ağzına verdiğim, dövdüğüm her şeyi yaşadığım kadın en yakın arkadaşım dediğim adamın karısı idi! Hem de çüksüz Özcan tam dört yıl boyunca Esra’yı siktiğimi bilerek, onu bir orospu gibi kullandığımı bildiği halde…
Öylece birbirimize bakıyorduk işte!

(Yorum ve beğeniye göre devamı gelecek)

Bir cevap yazın