Azgın TIR Şöförü

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Azgın TIR Şöförü
Merabalar ben Berlin’den Selçuk, 18 yaşındayım. Annem babam ayrılar, annem başka biriyle evlendi, ben babamla kalıyorum. Babam Berlin’e uzak bir şehirde çalışıyor, 2 haftada bir eve geliyor. Bundan iki sene önce okul tatilimi Türkiye’de yapmak istedim. Malum öğrenciyiz, en ucuz nasıl giderim diye bir düşündüm. Kreuzberg’de manav bir abimiz vardı, ona sordum. Bana bakıp güldü, “Seni ben gönderecem! Yarın gel, Türkiye’ye gidecek o arkadaşı senle tanıştırayım!” dedi. Sabahı zor yaptım. Sabah Kreuzberg’e gittim. Manav abinin yanında yakışıklı biri vardı, görünce hoşuma gitti, içimden (Umarım beni götürecek olan budur!) dedim.

Manav abi beni görünce, “Gel Selçuk, bak bu Mesut abin, Türkiye’ye gidecek, yük alıp dönecek!” dedi. Tanıştık, konuştuk ve anlaştık. Ertesi sabah yola çıktık. Çok konforlu bir TIR’ı vardı, yataklı falan. Mesut abiyi çok sevmiştim, ki o da beni sevmiş. Otobandaki parklarda durduğunda biraz mola veriyoruz. Beni yanına alıyor ve sarılıyor, “Sevdim seni!” diyordu hep.

Gece Nürberg tarafında bir park yerinde durdu, “Burda uyuyalım!” dedi. Yemek yedikten sonra uyumak için TIR’ın yatacak yerine geçtik. Ama yatak tek kişilikti. Nasıl yatacağımızı bilmediğimden bekledim. Mesut abi külotla yattı ve bana, “Hadi, ne bekliyorsun?” dedi. Baktım ki yarağı kalkmış, külotunda çadırı kurmuştu. İlk aklıma gelen şey (Bu gece Mesut abi beni kesin siker!) oldu. Aslında benim canım da sikilmek istiyor, ama ilk olacağından korkuyordum.

Ben de külotla yanına sokuldum. Ben zaten 1.65 boyunda ve 65 kiloda minyon tipli biriyim. Beni kollarının arasına sarıp dudağımdan öptü, bu da bana bir ilk oldu. Anlamıştı, “Hiç sevişmedin mi daha önce?” diye sordu. “Hayır, sevişmedim…” dedim. “Merak etme, Mesut abin sana öğretir her şeyi, yolda çok zamanımız olacak, arkanı dön bana!” dedi. Popomu ona döndüm, güçlü kollarıyla beni kendine doğru çekti ve “Bak böyle uyuyacağız!” dedi.

“Çok dar burası, ben bunalırım!” dedim. “Alışırsın!” dedi. Önce kendi külotunu sıyırdı, sonra da benim külotumu sıyırıp, yarağını tam götümün yanakları arasına yerleştirdi. “Güzel mi böyle?” dedi. Benden ses yoktu, korkuyordum, bir yandan da zevk alıyordum yarağını götümün yanakları arasında ileri geri oynatınca. Yarağının başını tam göt deliğime dayadığında korkudan titremeye başlamıştım. Titrediğimi farkedip, “Neden titriyorsun?” diye sordu. Benden yine cevap yok. “Üşüyor musun?” dedi. “Hayır!” dedim. Beni yine kendisine çevirdi, dudaklarımı öpmeye başladı.

Sonra elime sikini verdi. İlk defa bir erkeğin sikini elliyordum. Korkarak ve çekinerek ellediğimi görünce, “Okşa! Alışırsın!” dedi. Okşamaya başladım. Göremiyordum ama muhteşem bir yarağı vardı, benimkinden büyüktü. Ensemden bastırıp başımı kucağına yatırınca, yarağı yanağıma yarağı değdi. “Bak sana hoş geldin diyor!” dedi. Gülümsedim. “Öpmeyecek misin onu?” dedi. Ufak bir dudak değdirdim. “O kadar mı?” dedi. Bir daha öptüm. “Öyle değil, al ağzına ve em biraz!” dedi. “Olmaz, tiksinirim!” dedim. Gülerek, “Yok yaa!” dedi ve beni sırtüstü yatırıp, busefer o benim sikimi eline aldı. Biraz okşadıktan sonra da emmeye başladı. Çok hoşuma gitmişti. Mesut abi bu işleri iyi biliyordu, ama bende hiç tecrübe yoktu.

Sikimi okadar güzel emiyordu ki, çok geçmeden, “Boşalacağım!” dedim. Sikimi ağzından çıkarıp, “Boşal, sorun yok!” dedikten sonra tekrar emmeye devam etti. Çekilmek istedim, ama beni sıkıca tuttu ve o anda ağzına boşaldım. Hiç bir damlasını kaçırmadan yuttu hepsini. Sonra bana sordu, “Nasıldı?” diye. “Çok hoş!” dedim. Gülerek, “Bu birşey değil, daha da hoş şeyler yaşatacam sana!” dedi, sanırım beni sikmeye hazırlanıyordu. Başımı yarağına çekti ve “Al şunu ağzına!” dedi. Ben de onun yaptığı gibi yaptım, ama o boşalmıyordu. Aksine yaragı kazık gibi oldu. Beni öpüyor, seviyor, memelerimi emiyordu. “Kız gibi memelerin var!” dedi. Bir elini götüme attı, deliğimi yokluyordu. “Ooo, burada da kıl yok!” dedi. Sevinmişti kılsız oluşuma.

Beni yüzüstü yatırdı, deliğimi yaladı. Dilini deliğime sokuyor, beni delirtiyordu. “Daracıkmış ya! Biraz açalım!” dedi. Benden ses yok, hep o mırıldandı. Götüme parmak sokacak oldu, “Ahhh!” dedim, acımıştı. Parmağını yaladı ve tekrar soktu. Parmağı girdi, ama halen acıyordu, ilk defa götüme bir şey giriyordu. Tükürüklerle ve parmaklayarak deliğimi vıcık vıcık etti. Bir ara yarağını değdirdi, sıcaklık hisettim. Biraz bastırdı ve kulağıma fısıldayarak, “Acıyorsa sıkma kendini! Rahat ol!” dedi. “Abi yapmayalım bunu! Korkuyorum!” dedim. “Hiç korkma!” dedi, şöför mahaline uzanıp krem aldı. Yarağına sürdü.

Deliğim tükürükten dolayı zaten vıcık vıcıktı. Birden bastırdı. “Ahhh, çok acıdı!” deyince çekildi ve “Sakın bağırma, duyarlar!” dedi. Sustum. Bir daha bastırdı, ama yarağının başı çok kalındı. “Korkma, başı girdi mi acı da biter!” dedi. Yine tükürdü deliğime ve yeniden bastırdı. Birden öyle bir acı hissettim ki, gözlerim karardı. O koca yarağın yarısını sokmuştu götüme. Ama içimde hiç ilerlemiyordu, yarağının yarısı içerde öyle duruyordu…

Biraz sonra, “Acın geçti mi?” diye sordu. “Biraz!” dedim. Başladı ilerlemeye. Geri çekti, tekrar ileri girdi. “Nasıl?” dedi. “Acıyor halen!” dedim, ama aslında çok hoşuma gidiyordu. Mesut abi bunu anlayınca hızlandı. 15-20 dakika kadar içimde gidip geldi. Bir ara bana öyle bir abanıp kaldı ki, o kocaman yarak boğazımdan çıkacak sandım. Yalan olmasın, ama 20 cm vardı ve kalındı, bilhassa başı. Ama çok hoş bir yaraktı. Boşaldığını hisettim. Biraz öyle yattı üstümde, dinlendi, ama yarak halen götümdeydi…

Ben çıkaracak yarağını diye beklerken, Mesut abi yeniden başladı gidip gelmeye. Ne olduğunu anlamadım, “Benim duyduğum sikişten sonra yaraklar iner ve mola verilir abi?” dedim. “Daha yeni başladık, dur hele, hevesimizi alalım!” dedim. Zaten içime boşaldığı için vıcık vıcıktı deliğim. Hızlı hızlı sikmeye başladı. Artık acı falan da hiç yoktu. Devamlı o koca yarak götüme girerken bir hoş oluyordum ve içimden hiç çıkarmasın diye dua ediyordum…

Bu sefer daha uzun süre sikti beni ve yine içime boşaldı. Ama bu sefer ortalığı berbat etmiştik, içime doldurduğu dölleri her yere akmıştı. Kağıt havluyla silindikten sonra “WC’ye gidelim!” dedi. Hafif giyindik ve gittik. Klozete oturup ıkındım, osurukla birlikte götümdeki döller fışkırdı. Sonra soğuk suyla yıkadım, tertemiz oldu, ama delik yanıyordu. Mesut abi, “Ben arabadayım, işin bitince gel!” deyip gitti. Deliğimi biraz daha soğuk suyla yıkayınca iyi geldi.

WC’den çıktım, TIR’a gittim. Kapıyı açıp bindiğimde baktım ki Mesut abi yatmış ve halen dimdik duran yarağını kremliyordu. Galiba beni yine sikecekti. “Acıyor mu halen?” diye sordu. “Biraz acıyor!” deyince, deliğin ağzına biraz krem sürdü. “Biraz da içini kremlesek hiç acımaz!” dedi. “Nasıl?” dedim. Yarağını tutup gösterdi, “Bu yapar o işi!” diyerek beni bacak omuza yaptı. Bir yarağına bakıyorum bir yüzüne. “İster misin?” dedi. “Ya zaten altındayım, tabiki isterim, ama umarım acımaz!” dedim. “Yok acımayacak!” dedi ve yavaşça bastırarak yarağının başı içime girene kadar bastırdı.

Sonra hepsini kökleyince yine acıdı, ama ilki gibi değildi. Hemen pompalamaya başladı. Beni öyle bir sikiyordu ki, sanki kıtlıktan çıkmış gibiydi. Tekrar içime boşlana kadar sikti beni. Bu sefer boşalınca hemen çıktı ve gülümseyerek, “Biraz sonra yine gireriz!” dedi. Şaşırmıştım, “Abi ya sen hiç göt sikmedin mi?” diye sormadan edemedim.

“Çok siktim de, böylesine ilk defa denk geldim! Sen kızlardan daha fazla zevk veriyorsun! O daracık deliğin beni azdırıyor, yarağım sıkısıkı girince dünyalar benim oluyor! Üstelik yakışıklısın, memelerin de süper, seni daha manavda görünce yarağım kalkmıştı!” dedi. Artık ben de utangaçlığımı atmıştım, rahat rahat sohbet ediyorduk, “Ya ben hayır deseydim?” diye sordum. “Yarı yolda indirirdim seni!” dedi.

O gece beni bir posta daha siktikten sonra uyuduk. Ertesi sabah yola devam ettik. 4 günlük yolu sikişerek geçirdik. Ara sıra gündüz bile yatak yerinde sikiyordu beni. Ben de alışmıtım, artık onun demesini beklemeden canım sikilmek istiyordu. Ara sıra o da benim sikimi emerek boşaltıyordu beni…

Ben Çanakkale’de kalacaktım, Mesut abi ise İzmir’e gidiyordu. Bizim Çanakkale’de dairemiz var, anahtarı bendeydi. Mesut abiye, “İstersen kal bende, misafirim ol!” dedim. Kırmadı beni, iki gün kaldı evde ve bu iki günde sabah akşam sikti beni. Giderken telefon numaralarımızı alıp verdik.

Bir hafta sonra İzmir’den aradı, “Evde misin, ben yine Almanya’ya gidiyorum, sende bir gece kalabilirim!” dedi. Sevinerek, “Gel!” dedim. Geldi. Ona nasıl sarıldığıma ben de şaşırdım, sanki karısıymışım gibi o da bana sarıldı. Sabaha kadar sikti beni, “Bir haftalık yetsin!” diyerek. Sabah ayrılırken ağladık ikimiz de. Bana, “Sen hep benim ol, sakın başkasına verme!” dedi. Ben de ona söz verip, “Sadece sen kocam olacaksın!” dedim.

Sevindi. Yeniden sarılmıştık, halen de siki kalkıktı. “Bu ne yaa? Hiç inmez mi bu canavar?” dedim. “İşte bunun sebebi sensin! Ne kadar kalacaksın Çanakkale’de?” dedi. “Bir ay!” dedim. “Gelmeye çalışırım!” dedi. “Umarım dönüş beraber olur!” dedim, “Denk getirmeye çalışırım!” dedi. O sabah onu yalınız brakamadım, ben de onunla birlikte TIR’a bindim ve “Sür hadi!” dedim. “Neden geliyorsun?” dedi. “Sana sürprizim var!” dedim. Çanakkale’yi çıkınca, “Bir parkta dur!” dedim. Durdu, indik TIR’dan.

Ben kabine çıktım ve soyundum, “Gel süprizini gör!” dedim. Beni orda öyle görünce o da çıktı kabine. Perdeleri çekti, gündüz gören olmasın diye. Beni yine sikti. Boşalınca, “Sakın çıkarma!” dedim. “Tamam!” dedi, başladı memeleri emmeye. Az sonra yeniden hızlandı ve birkez daha boşaldı. Yarağı inince temizlendi. Benim içim döl dolu, onu uğurladım, ordan geçen otobüslerin biriyle eve döndüm…

Tatilim bitene kadar hergün telefonla görüşütük. Ve dediği gibi denk getirdi, Almanya’ya onunla beraber döndüm. Dönüş yolculuğumuz da sürekli sikişmekle geçti. Almanya’da da devamlı sikiyor beni, artık karısı gibi oldum 🙂

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın